Bold Mimarlık | Blog
65
archive,category,category-blog,category-65,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-theme-ver-6.5,wpb-js-composer js-comp-ver-5.1,vc_responsive
 

Blog

12 Eki DEĞİŞİME HAZIR MIYIZ ?

  Building Information Modeling (BIM) , Yapı Bilgi Modellemesi ile ilgili kaynakları yıllardır takip etmeye çalışıyorum. Bir grup kaynakta BIM programlarının nasıl kullanılacağı anlatılırken; diğer grupta BIM ile ilgili genel tanımlar yapılır.  Ben bir kullanıcı olarak kişisel deneyimlerimden yola çıkan bir anlatım deneyeceğim.     En sevdiğim BIM tanımlarından birinde yapının sayısal olarak ifade edildiği, tüm yapı elemanlarının geometri, boyut, fonksiyon, zaman ve maliyet bilgisini barındıran nesnelerle tasarım, inşaat ve işletme aşamasında kullanılan akıllı modeller yaratıldığı belirtilmektedir. Özetle BIM yapı sektöründe kullanılan teknolojiye verilen bir isimdir ve bu teknolojiyi kullanalım ya da kullanmayalım işin sonunda nihai ürün yine bir yapıdır. Bu yapıyı oluşturmak için seçilen yöntem farklıdır. Günümüzde çoğunlukla CAD yazılımları ile geleneksel yöntemlerle proje yapan kullanıcılar için çok bir şey ifade etmez. BIM’e geçiş birçok firma için bir hedefken; bunun nasıl yapılacağı bilinemez.  BIM başka bir sistemle birlikte kurgulanamaz, özellikle hibrid bir sistem kesinlikle işe yaramayacaktır. Gerçek bir BIM hedefi için geleneksel yöntemler tamamen dışlanmalıdır. Yukarıdaki tanımda da belirtildiği gibi; BIM modellerinde yapı, eleman bazlı tanımlanır ve bunlar birbiri ile etkileşim halindedir. Yapı bir kere sayısal olarak bilgisayar ortamında simule edildiğinde; gerçek hayatta inşa edilmesi herkes için daha kolay hale gelmektedir. BIM’in sağladığı en büyük avantaj budur.   Mimar, mühendis, işletmeci, uygulamacı, kullanıcı ve benzeri aktörler tarafından yaratılmış ve paylaşılan ortak bir bilgi ile yeni bir düşünme ve çalışma biçimi demektir. Dolayısıyla BIM sadece bir paket program değil, yeni bir sistem bütünüdür. BIM’i, yapıların tasarlanma, uygulanma ve işletme süreçlerini dönüştüren bir süreç olarak tanımlamak da doğrudur.   Bu yeni düşünme ve çalışma biçimi bizim için ne demekti. İlk başlarken programları kullanmayı öğrendik. Kullanmaya başladığımız andan itibaren, getirdiği yenilikler çok heyecan vericiydi. Bir grup insan farklı makinelerde ortak bir yapıyı inşa eder gibi çalışırken, hem kullanıcılar birbiriyle hem de  nesneler birbiriyle senkronize çalışıyordu. Tüm yapı elemanları modellendikten ve model bittikten sonra, proje paftaları kolayca ve hızlıca elde edilebiliyordu. İlk yıllarda modellediğimiz bir yapının kesitini almak yeterliyken, bugün artık elimizdeki bir tabletle şantiyeyi gezmek, yapımı daha gerçekleşmemiş bölümleri modelden anında ve yerinde görmek mümkündür.   Bir yapının gerçek anlamda BIM modelinin yaratılması için, mimari, mekanik elektrik ve statik modellerin yapılmış olması gerekir. Yeni düşünme biçimi burada önemli hale gelmektedir. Artık mimarlar ve mühendisler birbirinin ortak alanlarında çalışmak zorundadırlar. İki boyutlu çizim programları ile çalışılan zamanlarda, her ekip kendine göre bir sistemde proje üretse de, işe yarıyordu. Bu iki boyutlu projeler birbiri ile birleştirilmeden çalışmak mümkündü. Ancak BIM sisteminde birbirine entegre olacak mimari, statik, mekanik, elektrik ve tesisat sistem modelleri yaratılmaktadır. Bu modeller birleştirileceği için birbirine uyumlu olmak zorundadır. Proje ekiplerimiz yeni bir birlikte çalışma kültürü geliştirmeye başladılar. Bir mimar için önemsiz sayılabilecek (örneğin bir lavabonun 5cm kaydırılması gibi) bir işlem; artık bu lavaboya göre kendi tesisat modelini oluşturmuş mühendis için yeni bir düzenleme ya da hesap kontrolü anlamına gelmiştir. Keza mimari için basit bir duvar hareketi belki de o duvara tanımlanmış bir elektrik armatürünün modelden uçması ya da boşlukta kalması anlamına gelecektir. Birlikte çalışma kültürü böylelikle çok daha önemli hale gelmiştir. Birbirine bu kadar kopuk iş yapmaya alışmış bir kültürde bu aşılması gereken başlı başına bir sorundur. Zamanımızın önemli bir kısmını bu yeni çalışma kültürünü geliştirmeye harcarız.   Birbirinin nasıl çalıştığını, nasıl ifade ettiğini, hangi yöntem ve sıralamayla iş yaptığını daha detaylı bilen farklı disiplinden kullanıcılar,  buna uygun kurallar geliştirirler. Her projede model hiyerarşisi ve çalışma grubu planlaması buna göre yapılır. Artık bir işe başlarken her ekip işin başından sonuna kadar ne yapacağını, ne kadar sürede ve hangi yöntemle yapacağını belirleyip, diğer ekiplerle birlikte iş planı yapmaktadır. Müşteri ve uygulayıcı talepleri model yapısına uygun halde kaydedilir. Süreç diyagramları ile taraflar bilgilendirilir. Bundan sonra işe başlanır. İşin sonunda tüm sistemleri ile entegre edilmiş, aynı bilgi seviyesine sahip, aynı ölçme formatında ve aynı kodda bir yapı modeli elde etmek için, modelleme yapmak kadar süreci planlamanın da önemli olduğunu vurgulamak gerekir.    Mimarlar ve mühendisler tüm süreçlerde kadar tasarıma hakim, yapım hatalarını önceden görerek uygulamaya yönelik çözümlere ulaşmış halde, yapı için daha önemli bir roller üstlenmişlerdir. Kendileri için daha verimli ve keyifli bir çalışma süreci demektir.   Bir yönüyle BIM aynı zamanda bir proje yönetim aracıdır. BIM, zaman ve maliyet verisindeki üstünlüğü ile karar verme süreçlerini geliştirir. Geleneksel anlamdaki yönetim biçimini de dönüştürür. Projeler artık farklı aşamalarda BIM sürecine katılmış mimar, mühendis, planlamacı ve uygulama ekipleri tarafından ortaklaşa oluşturulmuş bir sayısal bilgi bütünüdür, yöneticilerden bu bilgiyi bu düzeyde yönetmeleri beklenmektedir.   Dünyada artık sanal yapı “virtual construction” ve sanal yapı yöneticilerinden bahsedilmektedir. Geleneksel anlamdaki proje sürecinden farklı olarak BIM inşaat sürecini de modeller. Sadece nihai ürün değil üretim sırasında oluşacak problemlerin de sayısallaşması demektir. Ölçülebilen, öngörülebilen ve henüz gerçekleşmemiş bir problemi çözmek için en ideal zamanı sağlar.      Gerçek bir sayısal dünyaya doğru gidilirken; tasarımcılar ve yöneticilerin üzerine daha fazla sorumluluk yüklenmektedir. Geleneksel rollerinin dışında tüm aktörler için yeni kimliklerin tanımlandığı bir sürece doğru gidilmektedir.  Her sistem değişimi gibi bunun da kendi içindeki gerilimlerden beslenen bir süreç olması doğaldır.     Erdinç Çiftçi BOLD Kurucu Ortağı...

Read More